Adresimiz
Havzan, Yeni Meram Cd. Arı Sitesi No:55/2 F Blok, 42140 Meram/Konya
İletişim Bilgilerimiz
Adresimiz
Havzan, Yeni Meram Cd. Arı Sitesi No:55/2 F Blok, 42140 Meram/Konya
İletişim Bilgilerimiz

YouTube’dan video sildirme, internet ortamında yayımlanan bir video içeriğinin hukuka aykırılık teşkil etmesi nedeniyle YouTube platformu üzerinden tamamen kaldırılması veya erişiminin engellenmesi sürecini ifade eder. Bu kavram yalnızca içerik sahibinin kendi videosunu silmesini değil, üçüncü kişiler tarafından yüklenen ve başkalarının haklarını ihlal eden videoların hukuki yollarla yayından çıkarılmasını da kapsar.
Günümüzde YouTube, bireysel kullanıcıların yanı sıra basın kuruluşları, şirketler, kamuoyunda tanınmış kişiler ve sosyal medya içerik üreticileri tarafından yoğun şekilde kullanılmaktadır. Bu durum, platform üzerinde paylaşılan video içeriklerinin çok kısa sürede geniş kitlelere ulaşmasına ve hukuka aykırı bir içeriğin kişiler üzerinde telafisi güç zararlara yol açmasına neden olabilmektedir.
YouTube’dan video sildirme süreci, salt teknik bir işlem olmayıp, çoğu zaman hukuki değerlendirme yapılmasını gerektiren bir müdahaledir. Zira bir video içeriğinin kaldırılabilmesi için, içeriğin kişilik haklarını ihlal etmesi, özel hayatın gizliliğini zedelemesi, hukuka aykırı şekilde elde edilmiş görüntü veya ses kayıtları içermesi ya da suç teşkil eden unsurlar barındırması söz konusu olmalıdır. Aksi hâlde, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilen içeriklere müdahale edilmesi hukuken mümkün değildir.
Bu noktada YouTube’dan video sildirme talepleri, platformun kendi iç kuralları çerçevesinde yapılan başvurular ile Türk hukuk mevzuatında öngörülen yasal başvuru yolları olmak üzere iki ayrı zeminde değerlendirilmektedir. Ancak uygulamada, platform içi başvuruların sonuçsuz kalması veya ihlâlin ağırlığı nedeniyle yargısal yolların devreye sokulması zorunlu hâle gelebilmektedir.
YouTube platformu üzerindeki içeriklere müdahale edilmesi, temel bir hak olan ifade ve haber alma özgürlüğünün kısıtlanması anlamına geldiği için ancak belirli hukuki şartların varlığı halinde mümkündür. Türk hukuk düzeni, hangi hallerde bir içeriğin yayından çıkarılabileceğini sınırları çizilmiş bir çerçevede ele almaktadır. Bu kapsamda, bir videonun kaldırılmasını haklı kılan temel durumlar şunlardır:
En sık karşılaşılan kaldırma gerekçesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinde düzenlenen kişilik hakları ihlalleridir. Bir videoda kişinin şeref ve haysiyetine saldırı mahiyetinde;
Anayasal bir hak olan özel hayatın gizliliği, YouTube içerikleri bakımından en hassas noktadır. 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi uyarınca, kişinin rızası olmaksızın;
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında, bir eserin sahibinden izin alınmaksızın YouTube’a yüklenmesi “hakka tecavüz” teşkil eder. Başkasına ait bir müziğin, film kesitinin veya sanatsal üretimin izinsiz kullanımı, YouTube’un “Uyar-Kaldır” mekanizması veya doğrudan hukuki ihtarlar yoluyla içeriğin silinmesini zorunlu kılar.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında suç sayılan unsurları barındıran videoların yayında kalması mümkün değildir. Bu çerçevede;
6698 sayılı KVKK uyarınca, bir kimsenin kimlik bilgileri, adresi, telefon numarası veya biyometrik verileri gibi kişisel verilerinin rızası dışında bir video aracılığıyla ifşa edilmesi, hukuka aykırılık oluşturur. Veri sorumlusu sıfatıyla hareket eden içerik sağlayıcının bu verileri hukuka aykırı işlemesi, videonun yayından kaldırılması talebi için güçlü bir dayanaktır.

Kişilik hakları, bireyin toplum içindeki manevi varlığını, onurunu, şerefini, itibarını ve kişisel bütünlüğünü koruyan temel haklardır. Türk hukukunda kişilik hakları, başta Anayasa, Türk Medeni Kanunu ve ilgili özel kanunlar ile güvence altına alınmıştır. YouTube gibi video paylaşım platformlarında yayımlanan içeriklerin, kişilik haklarını ihlal etmesi hâlinde bu içeriklerin kaldırılması hukuken mümkündür.
Kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasıyla ilk başvurulabilecek yol, YouTube’un kendi bünyesinde sunduğu içerik bildirim ve şikâyet mekanizmalarıdır. Bu başvurular, ilgili videonun YouTube Topluluk Kuralları’na aykırı olduğu gerekçesiyle yapılır.
Platform üzerinden yapılan başvurularda;
Gerekmektedir. Ancak uygulamada, bu yol her zaman etkili sonuç vermemekte; özellikle ağır ihlallerde platform tarafından verilen yanıtlar yetersiz veya gecikmeli olabilmektedir.
Kişilik haklarının ihlali hâlinde en etkili başvuru yollarından biri, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurulardır. Kanun’un 9. maddesi uyarınca, kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasıyla içeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi talep edilebilir.
Başvuru aynı kanunun 9. maddesi uyarınca, Sulh Ceza Hakimliğine yapılır ve başvuruda içeriğin çıkarılmasına karar verilmesi talep edilmelidir. Hâkim, içeriğin kişilik haklarını ihlal ettiğine kanaat getirirse, 24 saat içerisinde uygulanmak üzere erişimin engellenmesi veya içeriğin çıkarılması kararı verir. Bu karar, gereği yapılmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne (ESB) iletilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25. maddeleri, kişilik haklarına yönelik hukuka aykırı saldırılara karşı bireylere etkili hukuki koruma sağlamaktadır. YouTube gibi video paylaşım platformlarında yayımlanan içeriklerin kişilik haklarını ihlal etmesi hâlinde, mağdur kişi bu hükümlere dayanarak çeşitli hukuki taleplerde bulunabilir. Bu talepler;
Özel hayatın gizliliği, kişinin kamuya açık olmayan yaşam alanının korunmasını ifade eden ve Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir kişilik hakkıdır. YouTube gibi video paylaşım platformlarında yayımlanan içeriklerin, kişinin özel yaşamına ilişkin görüntü, ses veya bilgileri içermesi hâlinde bu hakkın ihlali söz konusu olur. Özellikle konut içinde, özel alanlarda veya kişinin rızası olmaksızın kaydedilen görüntülerin paylaşılması, özel hayatın gizliliğinin ihlali niteliğindedir.
YouTube’da bir videonun özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğinden söz edebilmek için, videonun kamuya açık olmayan bir alanda veya kamuya açık olsa dahi kişinin “gizlilik beklentisi” içinde olduğu bir anda kaydedilmiş olması gerekir. Bu kapsamda;
Özel hayatın gizliliği ihlallerinde, diğer kişilik hakkı ihlallerinden farklı olarak daha kestirme bir yol öngörülmüştür. Mağduriyetin ağırlığı ve telafisi imkânsız zararlar doğurma riski nedeniyle;
YouTube üzerinden özel hayatı ihlal eden kişi, sadece videonun silinmesiyle kurtulamaz. TCK’nın 134. maddesi uyarınca “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu” kapsamında cezai sorumluluk doğar:
YouTube platformunda yayınlanan bir içeriğin suç unsuru barındırması, kamu düzenini ilgilendiren bir hukuka aykırılık halidir. Bu tür içeriklerin kaldırılma süreci, suçun tipine göre değişen stratejik başvurular gerektirir.
Hakaret İçeren Videoların Kaldırılması (TCK Md. 125)
Hakaret suçu, bir kimsenin onur ve saygınlığına saldırıyı ifade eder. YouTube’da yayınlanan bir videoda kişiye somut bir fiil isnat edilmesi veya sövme yoluyla küçük düşürülmesi durumunda, öncelikle 5651 Sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca kişilik haklarının ihlali gerekçesiyle Sulh Ceza Hakimliğine başvurulmalıdır. Hakaret suçu genellikle şikâyete tabi olduğundan, mağdurun bizzat veya vekili aracılığıyla şikâyet dilekçesi vermesi ve videodaki hakaret içeren kısımları (dakika ve saniye belirterek) mahkemeye sunması gerekir. Mahkemeden alınacak “erişimin engellenmesi” kararı, videonun Türkiye sınırları içerisinde yayından kaldırılmasını sağlar.
Tehdit İçeren Videoların Kaldırılması (TCK Md. 106)
Tehdit, bir kişinin hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesidir. YouTube’da yayınlanan bir tehdit videosu, gecikmesinde sakınca bulunan haller kapsamında değerlendirilebilir. Bu durumda, sadece Sulh Ceza Hakimliğine başvurmakla yetinilmemeli, aynı zamanda Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunularak koruma tedbiri mahiyetinde içeriğin çıkarılması talep edilmelidir. Tehdit unsuru barındıran videolar, mağdurun can güvenliğini tehlikeye attığı için yargı makamları “ivedi” kodlu bir inceleme yaparak videonun kaldırılmasına ve failin teknik takibine hükmeder.
İftira İçeren Videoların Kaldırılması (TCK Md. 267)
İftira, işlemediğini bildiği halde bir kişiye hukuka aykırı bir fiil isnat ederek o kişi hakkında adli veya idari işlem yapılmasını sağlamaktır. YouTube’da asılsız suçlamalarla birinin itibarını zedeleyen videolar için izlenecek yol, “maddi gerçeğin ispatı” üzerine kuruludur. Mağdur, isnat edilen suçun asılsız olduğunu gösteren belgelerle birlikte savcılığa başvurmalıdır. İftira suçu kamu güvenini sarstığı için, bu içeriklerin kaldırılmasında mahkemeler daha katı bir tutum sergiler. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan kararın yanı sıra, YouTube’un küresel “hukuki şikâyet” formları üzerinden “karalama” (defamation) bildiriminde bulunulması, videonun dünya genelinde yayından kaldırılması için etkili bir yöntemdir.
İzinsiz ses ve görüntü kaydı alınması, kişinin rızası olmaksızın özel alanına müdahale edilmesi anlamına gelmekte olup hem özel hayatın gizliliğini hem de kişilik haklarını ihlal eden bir fiildir. YouTube’da yayımlanan videolarda kişinin bilgisi ve açık rızası olmadan alınmış ses veya görüntü kayıtlarının paylaşılması, hukuka aykırılık teşkil eder. Bu durum, kaydın nerede ve hangi koşullarda alındığından bağımsız olarak değerlendirilir.
Özellikle özel alanlarda, kapalı mekânlarda veya kişisel iletişim kapsamında yapılan konuşmaların gizlice kaydedilmesi, ihlalin ağırlığını artırır. Ses kaydı bakımından, görüntü bulunmasa dahi ihlal gerçekleşmiş sayılır.
Hukukumuzda bir ses veya görüntü kaydının yayınlanabilmesi için kişinin sadece kaydedilmesine izin vermesi yeterli değildir; bu kaydın YouTube gibi bir platformda yayınlanmasına dair de rızasının bulunması şarttır.
BAŞVURU YOLU:
İzinsiz ses ve görüntü kaydı içeren YouTube videoları bakımından birden fazla hukuki başvuru yolu bulunmaktadır. Öncelikle, YouTube platformu nezdinde içeriğin kaldırılması için şikâyet bildirimi yapılabilir. Bunun yanı sıra, 5651 sayılı Kanun kapsamında içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi talebiyle Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulması mümkündür.
İhlalin suç teşkil etmesi hâlinde, Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçları kapsamında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulabilir. Ayrıca, Türk Medeni Kanunu hükümlerine dayanılarak maddi ve manevi tazminat talep edilmesi de mümkündür.
YouTube’da yayımlanan videolarda eser sahibinin izni olmaksızın müzik, görüntü, film sahnesi, fotoğraf veya başka bir fikrî ürünün kullanılması, telif hakkı ihlali niteliğindedir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, eser sahibine mali ve manevi haklar tanımakta; bu hakların ihlali hâlinde hukuki ve cezai yaptırımlar öngörmektedir.
Bir fikir veya sanat eserini meydana getiren kişinin, o eser üzerindeki maddi ve manevi haklarının rızası dışında kullanılması “telif hakkı ihlali” olarak tanımlanır. YouTube, telif hakları konusunda “sıfır tolerans” politikası izlemekte olup, Türk hukuku ile entegre bir kaldırma prosedürü yürütmektedir.
FSEK Kapsamında Hak Sahibi ve İhlalin Tespiti
Türk hukukuna göre; müzik eserleri, sinema eserleri, bilgisayar yazılımları, fotoğraflar ve her türlü özgün video içeriği “eser” niteliğindedir. Bu eserlerin hak sahibi, eseri meydana getiren kişidir. YouTube’da;
Telif hakkı ihlali içeren YouTube videoları bakımından öncelikli başvuru yolu, YouTube’un telif hakkı ihlali bildirim mekanizmasıdır.
Eğer platform içi başvurular sorunu çözmezse veya ihlal büyük bir ticari zarara yol açmışsa, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca mahkeme nezdinde yasal süreç başlatılmalıdır. Bu yasal haklar şunlardır:
YouTube içerik kaldırma başvurusu, hukuka aykırı olduğu düşünülen bir video veya kanal içeriğinin platformdan kaldırılması amacıyla yapılan başvuruyu ifade eder. Bu başvuru, içeriğin niteliğine göre kişilik haklarının ihlali, özel hayatın gizliliği, telif hakkı ihlali veya suç teşkil eden paylaşımlar gerekçesiyle yapılabilir. YouTube, içerik kaldırma taleplerini kendi topluluk kuralları ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirmektedir.
YouTube içerik kaldırma başvurusu, öncelikle platformun çevrim içi bildirim ve şikâyet sistemleri üzerinden yapılır. İhlalin türüne göre telif hakkı bildirimi, gizlilik şikâyeti veya hukuki şikâyet formları kullanılır. Başvuru sonrasında YouTube, içeriği inceleyerek kaldırma, kısıtlama veya reddetme yönünde karar verir.
Platform başvurusundan sonuç alınamaması veya ihlalin ağırlığı hâlinde, 5651 sayılı Kanun kapsamında içerik kaldırma ve erişimin engellenmesi talebiyle Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulabilir. Ayrıca, içeriğin suç teşkil etmesi durumunda Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulması mümkündür. Uygulamada, platform başvurusu ile yargısal başvuruların birlikte veya ardışık şekilde yürütülmesi, daha hızlı ve etkili sonuç alınmasını sağlayabilmektedir.
YouTube’a yapılan video kaldırma başvurusunun reddedilmesi, içeriğin hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Platform tarafından verilen ret kararları, YouTube’un kendi topluluk kuralları ve iç değerlendirme kriterlerine dayanmakta olup yargısal bir karar niteliği taşımaz. Bu nedenle, başvurunun reddedilmiş olması, hak arama yollarının tükendiği şeklinde yorumlanmamalıdır.
Özellikle kişilik haklarının ihlali, özel hayatın gizliliğinin ihlali, hakaret, tehdit, iftira veya telif hakkı ihlali gibi durumlarda, platformun ret kararı hukuki sürecin önünde bir engel teşkil etmez. YouTube’un değerlendirmesi sınırlı bir inceleme içerdiğinden, ihlalin hukuki boyutu çoğu zaman yargı mercileri tarafından tespit edilmektedir.
Sulh Ceza Hâkimliği kararı ile YouTube’dan video sildirme, internet ortamında yer alan bir içeriğin hukuka aykırı olması nedeniyle yargı kararıyla kaldırılması veya erişiminin engellenmesi sürecini ifade eder. Bu yol, özellikle kişilik haklarının ihlali, özel hayatın gizliliğinin ihlali, suç teşkil eden paylaşımlar ve telif hakkı ihlalleri bakımından etkili bir hukuki mekanizma olarak öne çıkmaktadır.
Sulh Ceza Hâkimliği tarafından verilen kararlar, 5651 sayılı Kanun hükümlerine dayanmakta olup erişimin engellenmesi veya içeriğin kaldırılması şeklinde olabilir. Bu kararlar, YouTube ve ilgili erişim sağlayıcılar bakımından bağlayıcıdır. Özellikle ihlalin devam ettiği ve içeriğin yayılma hızının yüksek olduğu durumlarda, hâkimlik kararı en hızlı ve etkili müdahale araçlarından biri olarak kabul edilmektedir.
Sulh Ceza Hâkimliğine yapılacak başvurularda, hukuka aykırı içeriğin açık şekilde belirtilmesi, video URL adresinin sunulması ve ihlalin hangi hakka dayandığının somutlaştırılması büyük önem taşır. Başvuru, doğrudan veya vekil aracılığıyla yapılabilir. Talebin haklı bulunması hâlinde, hâkimlik tarafından içeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi yönünde karar verilir.
Sulh Ceza Hâkimliği kararına karşı, itiraz yolu açıktır. Bununla birlikte, verilen kararın uygulanması bakımından YouTube’un ve erişim sağlayıcıların kararı gecikmeksizin yerine getirmesi gerekir. Uygulamada, hâkimlik kararının hızlı şekilde alınabilmesi için başvurunun hukuki dayanaklarla ve eksiksiz hazırlanması büyük önem taşımaktadır.
ANKARA NÖBETÇİ SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE
TALEPTE
BULUNAN : Ad Soyad / T.C. Kimlik No
VEKİLİ : Av. Bahadır AĞOLDAY
Adres
KARŞI
TARAF : YouTube LLC / Google LLC
KONU : 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, kişilik haklarını ihlal eden YouTube içeriğinin kaldırılması, mümkün olmaması hâlinde erişimin engellenmesi talebidir.
İHLAL EDEN İÇERİK BİLGİLERİ
Platform: YouTube
Video URL: …
Kanal Adı: …
Yayın Tarihi: …
HUKUKİ NEDENLER: 5651 sayılı Kanun m. 9, Türk Medeni Kanunu m. 24–25, Anayasa m. 20, İlgili sair mevzuat.
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
Karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
Talepte Bulunan Vekili
Av. Bahadır AĞOLDAY
Erişimin engellenmesi kararı, Sulh Ceza Hakimliği tarafından 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca verilen ve içeriğe ulaşımı teknik olarak imkânsız kılan yargısal bir tedbirdir. Kararın uygulanması aşamasında, Türkiye’deki hukuk sistemi ile YouTube’un küresel altyapısı arasında entegre bir süreç işletilir. Mahkeme kararı elektronik ortamda Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne (ESB) iletilir; ESB ise bu kararı derhal Türkiye’deki internet servis sağlayıcılarına (ISP) bildirir. Teknik olarak uygulanan işlem, ilgili videonun URL (internet adresi) bazında engellenmesidir. Bu aşamadan sonra video, Türkiye IP adresi üzerinden bağlanan kullanıcılar için erişilemez hale gelir ve genellikle ekranda mahkeme kararına ilişkin yasal uyarı metni belirir.
7253 sayılı Kanun ile sosyal medya ağlarına getirilen Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğu, yargı kararlarının YouTube tarafından uygulanma hızını ve niteliğini değiştirmiştir. YouTube, Türkiye’deki resmi muhatabı aracılığıyla kendisine iletilen erişim engelleme kararlarını “yerel yasalar gereği engelleme” olarak işleme alır. Ancak, Türk mahkemelerinden alınan karar sadece erişimin engellenmesini değil, “içeriğin çıkarılmasını” da kapsıyorsa, YouTube bu kararı kendi global “Topluluk Kuralları” çerçevesinde de inceleyebilir. Eğer içerik hem Türk hukukuna hem de YouTube’un küresel politikalarına aykırıysa (örneğin mahremiyet ihlali veya telif hakkı), video sunuculardan tamamen silinerek dünya genelinde yayından kaldırılabilir.

YouTube videoları; kişilik haklarının ihlali, özel hayatın gizliliğinin ihlali, hakaret, tehdit, iftira veya telif hakkı ihlali gibi hâllerde kaldırılabilir. Ayrıca suç teşkil eden içerikler de hukuka aykırı kabul edilir. İhlalin varlığı, içeriğin niteliği ve kişiye verdiği zarar dikkate alınarak değerlendirilir.
Önce YouTube’un “Gizlilik Şikâyeti” formunu doldurarak yükleyiciye silmesi için 48 saat süre tanıyın. Daha hızlı sonuç için e-Devlet’ten BTK’ya veya Sulh Ceza Hakimliğine başvurarak erişimi birkaç saatte engelletin. Bilgileriniz izinsiz paylaşıldığı için savcılığa suç duyurusunda bulunarak videoyu tamamen sildirebilirsiniz.
Hakaret içerikli videolar için Sulh Ceza Hakimliğine başvurulduğunda, mahkeme genellikle 24 saat içinde karar verir ve bu karar Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından 4 saat içinde uygulanır. YouTube’un kendi bildirim sistemi kullanıldığında ise inceleme süreci ihlalin netliğine göre genellikle 3 ile 7 gün arasında sürer. Eğer içerik temsilciye usulünce tebliğ edilirse, Türkiye’den erişimin kesilmesi toplamda 2 günü geçmemektedir.
Platformun kendi “Topluluk Kuralları” çerçevesinde yapılan şikayetler, ihlalin türüne göre genellikle 48 saat ile 1 hafta arasında sonuçlanmaktadır.
İçerik YouTube’un Topluluk Kurallarını veya telif haklarını açıkça ihlal ediyorsa, mahkeme kararı olmaksızın platforma yapılan bildirimle video sildirilebilir. Özellikle özel hayatın gizliliğini ihlal eden görüntüler için BTK üzerinden yapılan idari başvurularla da mahkeme öncesi hızlı müdahale sağlanması mümkündür.
Mahkeme talebi reddettiyse, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde bir üst Sulh Ceza Hakimliğine itiraz dilekçesi verilerek karar yeniden inceletilebilir. Platformun kendi reddi durumunda, yeni delillerle “itiraz (appeal)” formu doldurulabilir veya doğrudan yargı yoluna başvurularak yasal süreç başlatılabilir. Tüm iç hukuk yolları tükendiği takdirde, ihlalin ciddiyetine göre Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapma hakkı saklıdır.
Erişimin engellenmesi, hukuka aykırı içeriğe Türkiye’den erişimin kısıtlanması anlamına gelir. Video teknik olarak YouTube’da varlığını sürdürür ancak Türkiye’den görüntülenemez. Video silinmesi ise içeriğin platformdan tamamen kaldırılması sonucunu doğurur.
YouTube’da yayımlanan bir video nedeniyle kişilik hakları ihlal edilen kişiler maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Videonun yayılma düzeyi, süresi ve kişinin uğradığı zarar tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınır. Tazminat davası, içerik kaldırma başvurusundan bağımsızdır.
Yüklenme tarihinden bağımsız olarak, bir video halen hukuka aykırılık teşkil ediyorsa veya kişilik haklarını ihlal ediyorsa her zaman kaldırılması talep edilebilir. Özellikle “Unutulma Hakkı” kapsamında, güncelliğini yitirmiş ve kişinin şimdiki itibarına zarar veren eski tarihli videoların arama sonuçlarından çıkarılması veya silinmesi mümkündür.
Platform başvuruları bireysel olarak yapılabilir. Ancak yargısal başvuruların etkili yürütülmesi ve sürecin hızlanması açısından avukat aracılığıyla hareket edilmesi uygulamada önemli avantaj sağlamaktadır.