Adresimiz
Havzan, Yeni Meram Cd. Arı Sitesi No:55/2 F Blok, 42140 Meram/Konya
İletişim Bilgilerimiz
Adresimiz
Havzan, Yeni Meram Cd. Arı Sitesi No:55/2 F Blok, 42140 Meram/Konya
İletişim Bilgilerimiz

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, eşler arasındaki ortak hayatın çekilmez hale gelmesi ve evliliğin devamının mümkün olmaması durumunu ifade eden hukuki bir kavramdır. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenen bu boşanma sebebi, mahkemeye sunulan delillerle ispatlanarak evliliğin sona erdirilmesine olanak tanır.
Hukukumuz hür iradeleriyle evlenen çiftlere kanunda düzenlenen sebeplerin yaşanması halinde mahkeme kararıyla evliliklerini sonlandırma hakkı tanımaktadır. Bu sebepler genel ve özel boşanma sebepleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Genel boşanma sebepleri kanunda sayılmamış olup şiddet, geçimsizlik, uyuşmazlıklar ve evliliğin temelinden sarsılması gibi hallerdir. Özel boşanma sebepleri ise hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, zina, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk gibi nedenlerdir. Bunlar özel olarak kanunda düzenlenmiştir.
Kanunda ayrıntılı olarak düzenlenmeyen, genel boşanma sebebi olarak yer alan evlilik birliğinin temelinden sarsılması ülkemizde ne yazık ki en çok görülen boşanma davası sebeplerinden biridir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası, nikah akdinin gerçekleşmesiyle eşlerden beklenen sorumlulukların yerine getirilmemesi sebebiyle taraflar arasında uyuşmazlık yaşanması sonucu, evlilikten beklenen faydanın kalmamasının anlaşılmasıyla açılan boşanma davasıdır. Bu dava ile kişiler evliliklerinin temelinden sarsıldığını ve evliliklerine artık devam edemeyecek durumda olduklarını ispat etmekle yükümlüdürler.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davası hukukumuzda genel bir boşanma sebebi olmakla beraber örneğine sık rastlanan bir türdür. Öyle ki eşe olan ilgisizlik, kişisel bakımı yerine getirmemek, çocukların eğitimine destek olmamak, hakaret ve şiddet türleri, kötü alışkanlıklar, cinsel ilişkide yaşanan sıkıntılar ve dahası bu boşanma davası türüne örnek teşkil etmektedir. Bu yazımız ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmanın ne olduğu, nasıl ispatlandığı, nasıl sonuçlandığı gibi durumları daha ayrıntılı olarak ele alacağız.
Evlilik tarafların evlenme akdini gerçekleştirmesiyle oluşturduğu bir kurumdur. Bu kurum eşlere karşılıklı sorumluluklar yüklemektedir. Öyle ki TMK 185 bu kurumun mutluluğunu devam ettirmeyi, çocukların eğitimine katkı sağlamayı eşlere ortak sorumluluk olarak yüklemiştir. Kanunda eşlere yüklenen sorumlulukların yerine getirilmemesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davası açılabilmektedir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması davasında ispat edilmesi gereken ve şart niteliğinde olan iki husus vardır.
Kanunumuz bu iki şartı sunmakla beraber hangi hallerde evliliğin temelinden sarsılacağına dair hükme yer vermemiştir. İçtihatlarımız evlilik birliğinin temelinden sarsılması noktasında bize ışık olmaktadır.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma kanunumuzda yer alsa da hangi sebeplerin bu boşanmaya yol açacağı ayrıntılı olarak düzenlenmemiştir. Bu noktada evlilik birliğinin temelinden sarsılarak, evliliğin çekilmez hale geldiğinin kanıtlanmasıyla hangi sebeplerin bu boşanma davasına sebep olacağına hâkim takdir edecektir. İçtihadımızdan vereceğimiz bazı örnekler evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına örnek olacaktır.
📌 Eşin intihara teşebbüsü, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösterir ve diğer eş için haklı bir boşanma sebebidir.
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Esas No: 2015/21970, Karar No: 2017/726
Bunlar yargıtay içtihatlarına yansıyan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenlerinden bazılarıdır. Bu örnekleri sayfalarca uzatmak mümkündür. Anca görüleceği üzere bu sebeplerin hiçbiri kanunda sayılmamıştır. Eşlerin ispatı ve hâkimin takdiri ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davasına hükmedilmektedir.
Tüm bunların yanında kanunumuz evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabilecek sayılabilecek iki özel hal düzenlemiştir:
TMK 166 evlilik birliğinin temelinden sarsılması halinde eşlerden her birine bu boşanma davasını açma hakkı tanımaktadır. Kusur oranı bu noktada önemli değildir. Ancak tam kusur halinde kusurlu olan kişi bu davayı açamayacaktır. Mevzuatımızda tam kusur halleri özel boşanma sebebi sayılmıştır. Buna göre zina yapmak, hayata kastetmek, pek kötü muamele, haysiyetsiz yaşam sürme, terk kişiyi tam kusurlu hale getiren sebeplerden. Bu sebeplerin varlığında kişi evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açamayacaktır.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davası açacak olan eş bu davanın esas şartlarını yerine getirdiğini kanıtlayacak delillerle dava dilekçesi hazırlayarak görevli ve yetkili mahkemeye başvuracaktır. Evliliğin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Aile mahkemelerinin yer almadığı yerlerde ise aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Evliliğin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davasında yetkili mahkeme ise TMK 168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Anlaşmalı boşanma davaları çok kısa sürede sonuçlanırken çekişmeli boşanma davalarında bu süre yılları geçebilmektedir. Zira anlaşmalı boşanma davasında hâkim kusur araştırması yapmamakta, tazminat ve nafaka konusunda düzenlemeye gitmemekte, tanık bilirkişi gibi delillere yer vermemektedir. Oysa çekişmeli boşanma davasında tam tersi olarak kusur incelemesi yapılmakta, tazminat ve nafaka konusunda düzenlemeye gidilmekte ve tank bilirkişi delillerine yer vermektedir. Anlaşmalı boşanma davasında taraf iradeleri ile hazırlanan protokol, duruşmaya katılma zorunluluğu olan taraf beyanları ile birleşerek sonuca bağlanacaktır ve büyük oranda tek celsede boşanmaya karar verilecektir.
Çekişmeli boşanma davasının yukarıda izah ettiğimiz ayrıntısından dolayı süreci yavaş ve uzun olmaktadır. Bu sebeple sürenin uzamaması ve hak kaybına uğramamak için avukat aracılığıyla temsil edilmekte fayda olacaktır.
TMK 166 evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını düzenlemekte olup kusura bakmaksızın eşlerden her birine -tam kusurlu olmadığı takdirde- bu sebeple boşanma davası açma hakkı tanımaktadır. Bu davada evliliğin temelinden sarsılıp sarsılmadığına hâkim kanaat getirecektir.
Bu boşanma davası sebebinde kusur önemli değildir. Önemli olan eşlerin evlilik kurumunun getirdiği yükümlülükleri yerine getirmemesi, eşlerin evlilikten beklentilerinin kalmaması, yaşanan sebepleri evliliği katlanılamaz hale getirmesi, artık eşlerin beraber yaşamak istememeleridir. Bu durumlarda evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir.
Bu dava çeşidinde her somut olay kendi içinde bağımsızdır. Delil ve beyanlar doğrultusunda hâkim takdir edecektir. Örnek olarak ise şunları verebiliriz;
Yukarıdaki örnekler çoğaltılabilmektedir. Hâkim bu nedenlerle evliliklerin sonlanmasına karar verirken yaşanan sorunların başka nelere sebebiyet vereceğini de göz önünde tutmaktadır. Örneğin alkol ve yasaklı madde kullanımı kişilerin davranışlarında önemli değişikliklere sebep olmaktadır. Şiddet eğilimi, iletişim bozukluğu, güven sıkıntıları başlıca değişikliklerdir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davasının ispat ve delilleri davaya konu olayın özelliğine göre değişecektir. Ancak çoğu davada görülen ispat ve delil araçlarını bu davada da göstermek isabet olacaktır. Zira bunlar birçok nedeni ispatlamak için yeterlidir.
Yukarıda belirtilen delillerin kullanımı noktasında hukuka uygunluk önem arz etmektedir. Zira hukuka uygun şekilde elde edilmeyen deliller hükme esas alınamayacaktır. Kişinin elde edemediği delilleri mahkemeden talep etme hakkı vardır örneğin eşinin kumara para harcadığını söyleyen ve ispatı olmayan eş banka dokümanlarını talep edebilir. Delil yetersizliği halinde kişi iddiasını ispatlayamayacağı için davasının reddedileceği de unutulmamalıdır.
Örnek niteliğinde saydığımız bu delil türleri çoğaltılabilecektir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılacak boşanma davasında kişiler iddia ettikleri her şeyi ispat etmekle yükümlüdürler. Bu noktada diğer davalarda da kullanılabilen hukuka uygun her delil kullanılabilecektir.
Yargıtay kararlarına bakıldığında boşanma davalarında tanık beyanları tek başına yeterli olmayıp kabul edilebilir tanık beyanı gerekmektedir. Zira tanık beyanı birçok iddia yönünden kullanılan bir yöntemdir. Kabul edilebilir tanık beyanından ne anlamamız gerektiği önem arz eder.
Boşanma davasında ifade verecek olan tanığın beyanı duyuma dayalı olmamalıdır. Yani tanık iddia olunan olayı bizzat yaşayıp görmüş olmalı, taraflardan birinin ağzından duymuş olmamalıdır. Bu çıkarım oldukça yerindedir. Zira boşanma davası gerek mahkeme sürecinde gerek sonrasında nafaka, tazminat, velayet gibi ciddi sonuçlar doğuran bir davadır. Dolayısıyla ne yazık ki tarafların hak kazancı amacıyla adaleti şaşırtmaya çalıştıklarına sıklıkla şahit olmaktayız. Bu sebeple tanık deliline dayanan kişinin tanıklarının boşanma davasına sebep olan konular hakkındaki ifadesi duyuma dayalı olmamalıdır.
Tanık ifadeleri aksi bir delil olmadığı müddetçe geçerli kabul edilmektedir. Bu noktada çelişkili, evliliği kurtarmaya yönelik ve inandırıcı olmayan beyanlar dikkate alınmayacaktır. Tanık ifadelerine itibar edilebilmesi için çelişkisiz ve inandırıcı ifade vermek önemlidir. İnandırıcılığı güçlendirmek için olay anına ilişkin yer zaman kavramlarına yer vermek, tanığın duyuma dayalı beyan vermediğini destekleyecektir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası sebeplerinin kanunda ayrıntılı olarak sayılmaması sebebiyle hâkim takdirinle verilecek bir dava çeşididir. Bu sebeple içtihatlarımızda sayısız evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasına rastlanmaktadır. Bu takdir yetkisi hâkime ciddi araştırma yükümlülüğü getirmektedir. Kararı verme noktasında net şekilde kriter belirlenmemiş olsa da evlilik birliğinin temelinden sarsılması şartlarına bakarak aranacak kriterleri anlayabiliriz.
Yukarıda ayrıntılı şekilde değindiğimiz üzere bu davanın açılabilmesi için evlilik birliği temelinden sarsılmış ve bu sebepten ötürü evlilik devam ettirilemeyecek duruma gelmiş olmalıdır.
Evlilik bir ülkenin devamlılığı için en önemli kurumdur ancak evlilikte fayda yoksa, evliliğin devamı artık aileye, topluma fayda sağlamıyor, artık devam etmesinde bir değer görülmüyorsa, evliliğin devamı eşler için çekilmez derecedeyse evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma kararı verilebilecektir. Hâkim bu kriterleri değerlendirirken eşlerin eğitim, ekonomik, sosyal, aile durumlarını da göz önüne alacaktır. Örneğin eğitim düzeyi farklılık gösteren eşlerin olaylara bakış açısı farklı olacaktır. Yine ekonomik anlamda farklı düzeyde ailelerde büyüyen eşlerin hayattan beklentileri farklılık arz edecektir. Kısacası kişinin yetiştiği her düzen ve durum evlilik içerisinde uyuşmazlıklara sebebiyet verecektir. Tabiri caizse atalarımızın davul bile dengi dengine kavramı bu noktada açıklayıcı olabilecektir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU: Evlilik birliğinin temelinden sarılmış olması nedeniyle kural olarak her eş boşanma davasını açabilse de TAM KUSUSURLU EŞ Boşanma davası açamaz. 2017/2719 E. 2019/341 K.
Maddi ve manevi tazminat boşanma davasının feri sonuçlarındandır. Hangi hallerde maddi ve manevi tazminat alınabileceği TMK 174’te düzenlenmiştir. Buna göre;
Yukarıdaki fıkralardaki ortak özellik, tazminatların kusursuz ya da az kusurlu kişilere verildiğidir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasında tam kusurlu kişiye tazminat verilemeyecektir. Yargıtay 2. H.D. 2016/11677 E. ve 2016/12188 sayılı kararı da bu duruma örnek teşkil etmektedir.
Maddi tazminat kişinin boşanma sebebiyle menfaatinin zedelenmesi sebebiyle istenir. Burada anlatılmak istenen, kişilerin evlilik ile kazandıkları bazı maddiyat doğuran haklardır. Örneğin kişi evlendiği kişinin sigortasından faydalanmaktadır ya da mirasından pay hakkına sahip olabilmektedir. Boşanma ile bu haklar ortadan kalkmakta ve kişinin menfaati zedelenmektedir. Bu durumlarda maddi tazminata hükmedilebilmektedir. Manevi tazminat ise kişinin yaşadığı evlilik sebebiyle zedelenen kişilik hakları, psikolojik bozuntuları, ruhsal değişimleri, yaşadığı acı ve bunalımı hafifletmek için verilen tazminattır. Bu tazminatla kişinin yaşadığı acının hafifletilmesi amaçlanmaktadır. Manevi tazminat maddi tazminat gibi somut değildir. O yüzden belirlenmesi daha zor olmaktadır.
Eşlerin boşanma davasındaki kusuru tazminatı belirlemede önem arz etmektedir. Tarafların eşit kusuru halinde maddi-manevi tazminata hükmedilemeyecektir. Eşit kusur hali, tarafların evlilik içinde yerine getirmediği sorumlulukların incelenmesi ile karara bağlanacaktır. Somut olaya göre değişiklik göstermektedir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasının sonucu çocukların velayeti için bağlayıcı bir neden değildir. Yani dava sonucunda kusurlu olan kişiye velayet verilemez ya da kusursuz kişiye velayet verilir gibi bir çıkarım söz konusu olamaz. Zira velayet başlı başına bir mevzudur. Velayette çocuğun üstün yararı gözetilerek, çocuk için hangi ebeveynde kalması sosyal, ekonomik, gelişim, eğitim, sağlık için daha iyi olacaksa velayet o ebeveyne verilecektir.
Çocuğun sosyal anlamda hayata katılması önemlidir. Bu noktada çocuğun yetişeceği aile, akraba, komşu ve akraba ortamı değerlendirilecektir. Ekonomik anlamda çocuğun iyi bir hayat sürmesi de yeteneklerini geliştirmesi, ihtiyaçlarını giderebilecek maddi güce sahip olması değerlendirilmesi gereken bir konudur. Yine çocuğun sağlığı noktasında elverişlilik için kalacağı ortamın temizliği, sağlık olanaklarına yakınlık irdelenecektir. Özetle hâkim yapacağı araştırmalar sonucunda çocuğun üstün yararının sağlanacağı ebeveyne velayete hükmedecektir.
Velayet çocuğun ergin olana kadar geçen sürede kime verileceğini kapsamaktadır. Bu da hukukumuzda 0-18 yaş arasını kapsamaktadır. Bu yaşa kadardaki dönemde çocuğun ebeveynlere ihtiyaç duyduğu durumlar değişebilmektedir. Örneğin 0-2 yaş arası çocuğun anneye biyolojik olarak en çok ihtiyaç duyduğu dönemdir. 2-8 yaş arasındaki dönemde de yaratılış gereği anneye olan bağlılık devam etmektedir. 8 yaş velayet noktasında büyük önem arz etmektedir. Zira bu yaştan sonra idrak edilebilirliğe erişen çocuğun velayet konusunda görüşü alınacaktır.18 yaşına kadar her yaşta idrak kabileyi güçlenen çocuk nerede kalmak istediği noktasında beyanda bulunabilecektir. Ancak çocuğun görüşü alınsa da hâkim bununla bağlı olmayacak ve çocuğun yüksek menfaati gözetilerek karar verecektir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası sonucunda verilecek nafaka, genel hükümlere tabiidir. Yani boşanma davasının ferilerinden olan nafaka hükümlerine tabiidir. Buna göre nafaka hakkında şartlar TMK 175’te düzenlenmiştir. Bu madde ile nafaka hakkında dört şart belirlenmiştir:
Bu şartların sağlanması ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma sonucunda nafaka talep edilebilecektir.
Hukukumuzda boşanma süreci ve neticesinde hükmedilecek üç çeşit nafaka türü mevcuttur. Bunlara kısaca değinecek olursak;
Bu nafakaların belirlenmesinde kişilerin ekonomik durumu göz önünde tutulacaktır. Davas sürecinde alınan sosyal ekonomik durum inceleme raporu (SED Raporu) bu noktada ışık tutmaktadır.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasının ne kadar süreceği davanın anlaşmalı ve çekişmeli olmasına göre değişiklik gösterecektir. Boşanma davasının anlaşmalı olarak açılması halinde kısa sürede verilecek duruşma günü ile ilk celsede boşanma mümkün olabilecektir. Ancak çekişmeli olması halinde uyuşmazlıklar söz konusu olacaktır. Dilekçeler aşaması, delillerin değerlendirilmesi, karara itiraz gibi uzun süren aşamalar sebebiyle boşanma davasının nihayete erme süresi uzamaktadır.

Boşanma davası; boşanma sebeplerinin kanıtlanamaması, şartların sağlanmaması, delil yetersizliği gibi hallerde reddedilebilir. Reddedilen boşanma davası sonucunda eşler evli kalmaya devam etmektedirler. Eğer reddedilme sebebi usulen bir eksikliğe dayanıyorsa eksiklik tamamlanıp yeniden dava açılabilecektir. Ancak esastan yani yukarıda saydığımız sebeplerden dolayı reddedilme durumunda aynı nedene dayanarak 3 yıl boyunca dava açılamayacaktır. Yeni bir boşanma sebebinin ortaya çıkması halinde ise dava açılabilecektir. Örneğin kişi eşinin çocuğunu kaçırması sebebiyle boşanma davası açması sonucu delil yetersizliğinden dava esastan reddedildiyse bu kişi aynı sebeple 3 yıl boyunca dava açamayacaktır ancak yeni boşanma sebebinin ortaya çıkması halinde örneğin zina, hayata kast, pek kötü muamele, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında yeni uyuşmazlık vb. yeniden boşanma davası açılabilecektir.
Verilecek ret kararlarına karşı kişinin itiraz hakkı mevcuttur. İtiraz hakkı boşanmaya ya da ferilerine ilişkin olabilmektedir. Avukat aracılığıyla yazılacak bir istinaf dilekçesi ile kişi kararına itirazlarını sunabilecektir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması davasında anlaşmalı boşanma mümkündür. TMK 166/3 evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasında anlaşmalı boşanmayı düzenlemiştir. Bu hükme göre anlaşmalı boşanma için bazı şartlar düzenlenmiştir.
Bu şartların sağlanması halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle anlaşmalı boşanma mümkündür.
Anlaşmalı boşanma davasında yazılacak protokolün önemi büyüktür. Zira taraflar iradeleri ile hazırlayacakları bu protokol ile hak ve yükümlülüklere sahip olacaktır. Anlaşma protokolünde yer alması gereken hususlar şunlardır:
Bu hususların ayrıntılı ve şüpheye mahal vermeyecek şekilde hazırlanması gerekmektedir.

Evlilik beraberinde bir takım hak ve sorumluluklar getiren bir kurumdur. Kişilerin evlilik içerisindeki bazı hal ve tavırları eşler için evliliğin devamını çekilmez hale gelebilir. Bu durumlarda kanun eşlere evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma hakkı vermektedir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasında kişiler evliliğin çekilmez hale geldiğini ve temelinden sarsıldığını ispat etmekle yükümlüdür. Hâkimin takdiri sonucunda boşanmaya karar verilecektir.
Nedeni ne olursa olsun çekişmeli süren her boşanma davasının sonuçlanması uzun zaman almaktadır. Zira boşanma davasının çekişmeli olması demek tarafların aralarında anlaşamadığı meselelerin olduğunu göstermektedir. Bu meselelerin tarafların sunacağı delil ve belgeler ışığında adil yargı ile sonuçlanması için hakim tarafından araştırmalar, değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu değerlendirmeler ve adliyelerin iş yoğunluğu göz önüne alındığında çekişmeli boşanma davaları 2-3 yıl sürebilmektedir.
Tek taraflı boşanma taraflardan birinin boşanma davası koşul ve sonuçlarını kabul etmediği ya da boşanmayı istemediği gibi durumlarda söz konusu olur. Bu kavrama çekişmeli boşanma davası denebilmektedir.
Boşanma beraberinde hak ve yükümlülükler getiren bir dava türüdür. Velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı, ziynet alacağı gibi geniş kapsamlı sonuçlar doğurmaktadır. Tarafların bunlardan birinde bile anlaşmamaları halinde tek taraflı yani çekişmeli boşanma gündeme gelecektir.
Evliliğin getirdiği en önemli sonuçlardan biri de aile birliğidir. Kişiler evlilik akdinin gerçekleşmesi ile aile kurumuna erişirler. Bu kurum taraflara yükümlülükler getirmektedir. Örneğin; kişiler evin huzurunu düzenini, çocukların gelişimini beraber deva ettirmek ve kurmakla yükümlüdürler. Aile kurumunun getirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, tarafların haklarının çiğnenmesi gibi durumlarda aile birliğinin bozulmasından bahsedilecektir.
Hiç şüphesiz gerek arkadaşlık gerek iş gerek aile ilişkilerinde sevgi ilişkileri ayakta tutan en önemli etkendir. Ancak söz konusunun aile olduğu durumlarda sevginin önemi yadsınamaz bir gerçektir. Zira sevginin olmadığı yerlerde saygı da beklenemeyecektir. Zaten TMK 185. Maddesinde de kanun koyucu eşlere evlilik birliğinin mutluluğunu sağlama yükümlülüğü getirmiştir. Mutluluk için sevgi ön koşuldur. Yargıtay da kararlarında eşlerin birbirlerine ilgisiz sevgisiz davranmasını boşanma sebebi saymıştır. (Örnek Yargıtay 2. H.D.16079 E. 4039 sayılı karar)
Tarafların boşanmanın ferileri noktasında ya da boşanmanın gerçekleşmesi noktasında anlaşamamaları halinde çekişmeli boşanma davası gündeme gelecektir. Evlilik içerisinde yaşanan sorunlar taraflar için aynı etkiyi doğurmayabilir. Örneğin kişiler yapısı gereği hakaret karşısında farklı tavırlar sergileyebilir. Hakaret boşanma nedeni sayılırken bazı eşler için hakaret evliliğin çekilmez hale gelmesi için bir neden sayılmayabilir. Dolayısıyla taraflardan biri boşanmak istemezse çekişmeli boşanma gündeme gelecek ve davaya konu olaylar deliller ile hâkim tarafından incelenerek karara bağlanacaktır.
Evliliği bitiren sebepler eşler arasındaki yapıya, özelliklere, durumlara göre değişiklik gösterebilmektedir. Ancak bazı genel evlilik bitiren sebepleri inceleyebiliriz.
Eşlerden birinin boşanmayı ya da sonuçları istememesi halinde çekişmeli boşanma davası gündeme gelecektir. Boşanmak istemeyen eş sunacağı delil ve beyanlarla boşanma davasının reddini talep edebilecektir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma sebebi ülkemizde en yaygın görülen boşanma nedenidir. Kanunumuz bu boşanma nedenini genel olarak ele almakla beraber hangi hallerin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verileceğini düzenlememiştir. Bu noktada hâkim geniş takdir yetkisi tanınmıştır. Tarafların evliliğin temelinden sarsıldığını ve çekilmez haline geldiğini ispatlaması halinde hâkim boşanmaya karar verecektir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hâkimin takdirinde olup sayısız örnekleri mevcuttur. Bu sebeple boşanmaya karar verilebilmesi için tarafların evliliğin sarsıldığını ve çekilmez hale geldiğini kanıtlaması gerekecektir. İçtihatlarımızdan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya örnek olarak şunları verebiliriz; bağımsız konut sağlamamak, ilgi ve sevgi göstermemek, sosyal hayattan kısıtlamak, sürekli tartışmak, hastalığında eşe destek olmamak vb.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasında taraflar evliliğin çekilmez hale geldiğini, temelinden sarsıldığını ispatlayan deliller sunacaktır. Hâkim geniş takdir yetkisiyle karar verecektir. Karar verirken evliliğin devamının tarafların ve toplumun düzeni için faydalı olup olmayacağı, artık eşlerin beraber olmasının devam eden süreçte çekilemez durumda olup olmadığını değerlendirerek karar verecektir.
Boşanma davalarında iddia olunan birçok konu tanık beyanı ile ispatlanmaya çalışılmaktadır. Ancak boşanma davasında özel bir kriter getirilmiştir. Yargıtay kararlarında da anlaşılacağı üzere boşanma davasında tanıklık yapacak kişinin olaya ilişkin duyumsal ifadesi geçerli olmayacaktır. Yani kişinin olaya bizzat kendinin tanıklık etmesi aranmaktadır.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasının ne kadar süreceği davanın anlaşmalı ve çekişmeli olmasına göre değişiklik göstermektedir. Anlaşmalı boşanma davaları kısa sürede verilecek dava günü ile ilk celsede bitebilmekteyken içerisinde uyuşmazlıklar barındıran çekişmeli boşanma davaları adliye iş yoğunluğu, tarafların delil değerlendirmeleri gibi nedenlerle 2-3 yıl ve aşkın sürebilmektedir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması davasında tazminat talep edilebilir. Bu nedenle boşanma davası da diğer davalar gibi beraberinde feriler getirmektedir. Tazminat da bunlardan biridir. Kusursuz ya da az kusurlu olan taraflar boşanma davasında tazminat talep edebilmektedir.
Boşanma davalarında maddi tazminat tarafların ekonomik durumları, evlilikte geçen süre ve evlilik içerisinde sunulan mali katkılar değerlendirilerek belirlenir. Boşanma davasında maddi tazminatın talebi ve hesaplanması noktasında avukat görüşüyle ilerlemek hak kaybına uğramamak için en doğru karar olacaktır.
Boşanma davalarında manevi tazminat kişilerin evlilik sürecinde yaşadıkları olaylar neticesinde gerçekleşen duygusal ruhsal zararlarının giderilmesi için talep edilmektedir. Bu tazminat kişinin yaşadığı olaylar karşısındaki duygusal zararı, sosyal yaşamındaki değişiklik ve olumsuz durumlar göz önüne alınarak hesaplanır.
Çocukların velayeti boşanmadan tamamen bağımsız olarak belirlenen bir durumdur. Çocuk velayeti belirlenirken çocuğun üstün yararı kriteri göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılır ve hangi ebeveynde kalırsa çocuk maddi manevi psikolojik eğitimsel vb durumlarda daha iyi olacaksa hâkim onda kalmasına karar verecektir.
Kusurun ispatı kusurun niteliğine göre farklılık göstermektedir. Ancak sosyal medya yazışmaları, yazılı deliller, tanık beyanları, banka dokümanları, aile içi uyuşmazlıkları gösterir belgeler, şiddete ilişkin darp raporları vb. belgelerle kusurun ispatı mümkündür.
Boşanmada kusur oranı hâkim takdirindedir. Hâkim kusur kararı verirken tarafların kişilik özellikleri, sosyal ve davranışsal durumları, evlilik birliği içerisindeki hal ve tavırlarını, evlilik sorumluluklarını ne derece eda ettiklerini gözlemleyerek değerlendirme yapmaktadır.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması davasının esasında iki şart vardır; Evliliğin temelinden sarsılması ve çekilmez hale gelmesi. Taraflar bu konudaki iddialarını ispat etmekle yükümlüdürler. Tarafların iddialarını ispat edememeleri, delillerin yeterli olmaması dava şartlarının yerine getirilmemiş olması gibi hallerde boşanma davasının reddine karar verilecektir.
Eğer boşanma davasının reddedilme sebebi usul nedenine dayanıyorsa eksiklik tamamlanıp yeniden dava açılabilecektir. Ancak esastan yani yukarıda saydığımız sebeplerden dolayı reddedilme durumunda aynı nedene dayanarak 3 yıl boyunca dava açılamayacaktır.
Hukuka aykırı elde edine elektronik deliller hükme esas alınmayacaktır ancak elektronik delillerin delil olarak kullanılabilmesi için şartlar vardır.
Bu şartların tamamının gerçekleşmesi halinde elektronik deliller delil olarak kabul edilebilecektir.
Taraflardan birinin yurtdışında olması boşanma sürecini uzatan bir durumdur. Zira kişilerin beyan ve savunmaları, dava günlerinden haberdar olmaları için tebligat işlemleri gerçekleşmektedir. Tebligat süreci yurtdışında yaşayan taraflar için zahmetli bir durumdur bu sebeple taraflardan birinin yurtdışında olması halinde hak kaybın uğramamak ve süreci daha hızlı yönetmek için bir boşanma davası avukatı ile anlaşmak önem arz etmektedir.
Hukukumuza göre dava konusunda bilgisi olan herkesin tanıklık etme hakkı mevcuttur. Evliliğin sarsılması sebebine tanıklık eden çocuğun da pedagog eşliğinde ifadesi alınabilmektedir. Ancak 8 yaş bu noktada önem arz etmektedir. Zira insan 8 yaşı itibariyle bir şeyleri anlama fark etme yeteneğine haiz olmaktadır.
Hukuka uygun olarak elde edilen her delil boşanma davasında delil olarak kullanılabilecektir. Sosyal medya noktasında delilin hukuka uygun olmaması için örneğin şifrelerin kırılması, delilin zorla elde edilmesi gibi durumlar olmalıdır. Ancak herkesin görebileceği şekilde yapılan paylaşımlar, açılan canlı yayınlar boşanma davasında delil olarak kullanılabilecektir.